Lviv’de Sokak Futboluna Katılan Türk

Lviv’in ünlü vişne liköründen içerken şehre tepeden bakma isteği geldi birden. Nedense hepimize aynı anda gelmişti. Gidelim öyleyse diyerek yola çıktık. Rehber sayılabilecek bonzaiciden hallice bir Türk abimizle beraber tepeye çıkmaya yeltendikten yaklaşık 1-2 dakika sonra sahada futbol oynayan çocukları gördüm.  4’e 4, 5’e 5 tarzında küçük sahada oynanan futbol dünya üzerinde dayanamayacağım şeyler arasında ilk sırayı kesinlikle alır. Kiminin kadına, kumara, kitaba, alkole, yemeğe ve aklına gelebilecek nesnelere zaafı vardır. Benimse bir top ve bir saha gördüğüm zaman ilk zaafım futbol oldu şimdiki hayatıma kadar. Özellikle farklı insanlarla oynamaktan büyük keyif alırım. Futbola 9-10 yaşlarında başladığımda Bursa’da mücadele eden yaş grubum yoktu. Bunun için büyüklerle oynadım daima. Oysa artık büyümüştük. Neden kendimden küçüklerle oynamayım ki hem?  
Özet halinde kendimden bahsederek giriş yaptığıma göre biraz daha açmalıyım konuyu. Lviv’in tepesine çıkarken yoldan gördüğüm çocuklara, ooo futbol mu oynuyoruz canlarım benim tarzında yaklaşarak 4’e 4 ne dersiniz şeklinde el işareti yaptım. Birazcık Rabia işaretine benzemesine rağmen çocuklar hevesli bir şekilde çağırdı. Ama bizim Türkler içmeyi kafasına koyduğu için tepeye çıkmayı tercih etti. Bense bu güzelliği, bu hazzı nerde bulabilirim diyerek demirlerin üzerinden atlayarak sahaya indim. (Siz gidin ben sizi bulurum dememe rağmen onlar dönerken beni sahada buldu!) 
  

Lviv Alman Koleji Bahçesinde Futbol
Lviv Alman Koleji Arena

Paşam ayakkabın yok dediler.  

 -Dedim çorap var. 

 Ya şort, rahat giysiler?  

 -Dedim pantolon-tişört yarı eşofman sayılır. 

 Dil yok dediler.  

 -Pas, press, barcelona dedim. Dilimiz futbol. 

 

Ayakkabın nerde dediler? Dedim yok. Elle gösterdim. Eee, neyle oynayacaksın tarzında bakındılar. Çorabım var dedim içimden ve çıkardım botları. Oh shit sesleri arasında gidip gelirken birkaç dakika sonra profesyonel olup olmadığımı sormaya başladılar. Oysa ne profesyoneli 16 yaşında futbolu bırakmış adamım ben. Amatör oynadım işte diyerek yola devam ettim. Çoraplarım ve pantolonumla oynadığım futbolu yadırgamamaya başlamaları uzun sürmedi. Keko meko ama oynuyo demiş olmalılar. İyi niyetle beraber gelen Barcelona tic tac-toe futboluyla beraber iyice kaynaştık. İyi insanlar bir şekilde anlaşır zihniyetiyle çıktığım bir yolda yine yarıda kalmamıştım. Seviyorum sizleri Xavi, Guti(içimizdeki irlandalı) ve Deco 🙂  

Türk Milli Takımı Neden Başarısız Oluyor?  

Kendimden örnek vermek gerekirse 4’e 4 şeklinde yapılan turnuvada neredeyse bir saat boyunca sahadan hiç çıkmadım. 3 gol atılması veya 7 dakika süreyle geride olanın kaybettiği turnuvada sıkılıncaya dek bırakmadım. Bırakmadığım için kaybetmedik. (Buralardan bir ego geçti.) Kaybedenin değiştiği turnuvada saatlerce sahada kalmak kondisyondan öte şeyler de barındır.  Dışardan baksam dahi gerçekten yetenekli bir futbolcu olduğumu söyleyebilirim. Ahkam kesiyorum ama biliyorum pozu keseceğim için övüyorum kendimi. (Yapılacaklar listesinden kendini övmeyi bir süreliğine çıkarıyorum.)

 Türklerin futbol eğitimi almış özel bir kısmı böyledir zaten. A milli futbol takımı seviyesinde baktığımızda dahi neredeyse herkes yetenekli ama hep mağlubuz. Neden mi? Çünkü bireysel yeteneklere sahibiz. Akıl olarak takım oyununa hazır değiliz. Genel itibariyle kendimizi düşünüyoruz. Bizde topu alan gider arkadaş. Gidemiyorsa alır şöyle bir etrafında dolanır, sonra pas atar. Kardeşim aynı takımdanız bana pas atabilirsin muhabbeti her maçta dile gelir. (Bir İzlanda olamadık ya sitemi)


 En basitinden Ukrayna’da gördüğüm kadarıyla gol atılınca kalecilerini değiştiriyorlar. Yani bizdekinin tam tersi. Gol atan takımın kalecisi değişiyor. Böylelikle bencillik azalıyor bile denebilir. Mahallesinde bile takım oyunu oynanıyor. Ufak gibi görünen bu detayların arkasında çocukluktan itibaren edinilen takım oyunu etkili olabilir.  Kesinlik belirtmekten kaçınmalıyım. Olmayabilir tabi. Ama yine de bir düşünüyor insan. 

 Sizce neden başarısız oluyoruz?  Çok mu övdüm? Yoksa yerinde mi övdüm?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir